Ben benim, başka bir şey değilim
bu gecenin ehlinden biriyim. Yükselmeyi hayal ediyorum
atımın üzerinde yukarı, daha yukarı...
takip etmek için tepenin ardındaki pınarı.
Diren ey benim atım. Artık farklı değiliz rüzgârda
…
Sen benim gençliğimsin, ben senin hayalin. Dik dur
elif gibi ve çak şimşeği. Arzuların toynağıyla
kazı yankının damarlarını. Yüksel,
yenilen ve dik dur elif gibi, geril
ey atım, dik dur elif gibi ve düşme
son yamaçtan alfabede terkedilmiş
bir bayrak gibi. Artık farklı değiliz rüzgârda,
Sen benim mazeretimsin, ben senin mecazın
yazgılar gibi ehlileştirilmiş kafilenin dışında. Atıl ve zamanımı
kaz mekânımın içine. Çünkü mekân yoldur ve yolda senden başka yol yok
rüzgârları nal gibi giyen. Parla yıldızlar gibi serapta!
Parla bulutlar gibi yoklukta, kardeşim ol
ve şimşeğimin kılavuzu ey atım. Ölme
benden önce ve benden sonra son yamaçta
ve benimle de. Dikkatle bak ambulansa
ve ölülere... Belki hayattayımdır hâlâ
Şiir: Mahmud Derviş
Tercüme: Emre Özen